ETKİNLİK TAKVİMİ
Ağustos / 2024
Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
     
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

DİĞER

 
 
SARAY GÜNLÜĞÜ

 

 

 

HÜNKAR OLSA BEĞENİRDİ

   Orayı ilk gördüğümde hurda araç ve malzeme yığılmıştı. Kapısı bir zincirle kapatılmış, içeri giriş engellenmişti. Koskoca Saray'ın geniş avlusu gözden çıkarılmıştı. İşin daha da kötüsü protokol araçları Kule Kapısı'ndan içeri alınıyor, canım avlu otopark olarak kullanılıyordu.

          Dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'a 'Kusura bakmayın. Makam aracınızı içeri alamayacağız.' dedim.

          Yerli, yabancı bütün devlet adamlarına aynı muameleyi uyguladık. Saray içine, avlulara araçla girilmeyecek!

          Tabii, önce ben kendi aracımı sokmadım. Pek kolay olmadı. Ama başardık.

          Sonra bahçenin düzenlemesine başladık. Hurdaları attık. Kenarlarına gül, onun arkasına leylaklar diktik. Oturma bankları koyduk. Zaman zaman Saray Şenlikleri'ni burada yapmaya başladık. Kelimenin tam anlamıyla bahçe şenlendi.

          Enderun Avlusu'nda çimenlere oturma, yatma, serilme hareketlerine engel olurken, alternatif olarak bu avluyu düşündük. 'Çimenlere oturmak serbesttir. Hatta yayılabilirsiniz.' diye ilan ettik.

          Hepsi tamam oldu da, bir konuyu bir türlü halledememiştik. Oradaki büyük havuzlar suyla doldurulsa bile çok hareketsiz, donuk kalmıştı. Halbuki yan tarafında İncirli Bahçe’deki havuzda bulunan bir iki kök nilüfer, açtığı zaman nasıl da güzel gözüküyordu. Madem Saray'da nilüfer geleneği var, oradan devam edelim diye düşündük.

          Fakat nilüfer en zor yetiştirilen çiçek, özel ilgi istiyor. Hem de koskocaman bir havuz nasıl çiçek ile doldurulacak? Ama azmin elinden ne kurtulur!

          Onun da adamını bulduk. Hüseyin Usta...

          Saray'a davet ettim. Sağ olsun geldi. Kendisiyle konuştuk, anlaştık. Karşılıksız yardım etmeye razı oldu. İş akışını verdi bize. Silivri'den sepet yaptırılacak, sonra içine özel çamur doldurulacak. Sepeti yaptırdık yaptırmasına da özel çamuru, nasıl bulacak, getirecektik?

          Orada da müze gönüllüsü Gül hanım imdadımıza yetişti. Taa Abant Gölü'nden bataklık çamurunu, Hüseyin Usta'nın Şile'deki bahçesine getirttik ve teslim ettik. Hüseyin Usta nilüfer köklerini sepetlere yerleştirdi. Toplam 41 kök (41 kere maşaallah deyin) nilüferi kazasız belasız Saray'ın büyük havuzuna yerleştirdik.

          Havuz III. Selim Dönemi'nden kalma. Herhalde bu Saray’da hayatının en güzel sonbaharını yaşıyor.

          Rengarenk nilüfer çiçekleri bir biri ardınca açmaya başladılar. Mahçup mahçup suyun üzerinde salındılar. Saray'a her gelişimde önce hemen oraya koşuyorum. Nilüferlerin güzelliğinden çok, müze ziyaretçilerinin onları fotoğraflaması hoşuma gidiyor. Kenarlarına oturup Nilüfer havuzunu seyretmelerine bayılıyorum.

          Ah diyorum; sevgili Hünkar'ım...Sultan III. Selim Han, görseydi 'Pek güzel olmuş. Maşallah !' deyip, ne güzel besteler yapardı kenarında…

   Onun havuzundaki bu nilüferler, merhumun zevk-i selimine bendesi Haluk'tan armağan olsun.

secildi.jpg (5184×3456) secildi3.jpg (1600×777)

  SARAY GÜNLÜĞÜ